Perşembe, 20 Ağustos 2026

Yüksek Kolesterol: Sinsi Saldıran Kalp Krizi ve İnme Tehlikesi!

admin 3 dk okuma 0 yorum

Adana’da Çukurova Üniversitesi ÇÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Balcalı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gamze Akkuş, yüksek kolesterol ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine ilişkin görüşlerini sundu. Aynı anda, bölgede diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının sık görülmesi nedeniyle kolesterol yüksekliğiyle de daha fazla karşılaşıldığını belirtti. Dr. Akkuş’un konuşmasında, “Kolesterol hedefleri her birey için aynı değil,” diyerek, özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı ve kronik böbrek hastalığı bulunduran kişilerin yüksek kolesterol açısından daha ciddi risk altında olduğunu vurguladı.

Bu açıklamaya ek olarak, yüksek kolesterolün uzun süre fark edilmeden ilerleyebildiğine dikkat çeken uzman, “Ailesel hiperlipidemi vakalarında bazı fiziksel bulgular görülebilir,” dedi. Ciltteki kıvrım bölgelerinde ve göz kapaklarında yağ birikmesiyle oluşan lezyonların ortaya çıkabileceğini belirtti. Ancak, sonradan gelişen ve kronik hastalıklara bağlı hiperlipidemide çoğu zaman herhangi bir belirti görülmediğini ifade etti. Dr. Akkuş, “Bazı hastalar baş ağrısı, yüzde veya ensede yanma gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ve bazıları da yüksek kolesterolün yol açabileceği ciddi sonuçlar nedeniyle kalp krizi ya da inme tablosuyla acil servislere geldiğini” ekledi.

Ailevi riskin olduğu durumlarda, “Kolesterol değerlerinin düzenli olarak takip edilmesi gerekir,” dedi. Erken yaşta kardiyovasküler hastalık geçiren, ciddi kolesterol yüksekliği bulu veya genetik tanısı kesinleşen kişilerin daha erken dönemde tedavi ve takibe alınması gerektiğini belirtti. Hipertansiyon, diyabet ve kronik böbrek hastalığı, ayrıca ciddi enfeksiyon ve malignite tedavisi gören hastaların da risk grubunda yer aldığını belirtti. 2025 yılında yayımlanan güncel kılavuzlarda yüksek kolesterolün daha sıkı şekilde ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

Tedavide önceliğin sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu vurgulayan Dr. Akkuş, “Tüm hasta gruplarına öncelikle sağlıklı bir beslenme programı ve yaşam tarzı değişikliği öneriyoruz,” diyerek devam etti. Akdeniz tipi diyet ve DASH beslenme modelinin öne çıktığını belirtti. DASH modelinde tuz tüketiminin azaltılması ve potasyum, kalsiyum, magnezyum açısından zengin gıdaların tercih edilmesi öneriliyor. Akdeniz tipi beslenmenin ise sebze ve protein ağırlıklı yapısıyla kalp ve damar sağlığını desteklediğini ve kolesterol seviyelerinin kontrolüne katkı sağladığını söyledi.

Bakalım bu uyarılar halkın farkındalığını ne kadar artıracak? Hemen düzenli kontrolleri aksatmamak gerekiyor, değil mi?

Kaynak: Orijinal Haber

A
admin

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap