Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda Filistin’e destek
İlk paragrafta, Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda 64 farklı ülkeden 2 bin 500 sporcu bir araya geldi. Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda toplanan yüzücüler, kanlıca vapur iskeleinde start noktasına götürüldü. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak sahadan startı verdi, ardından 6,5 kilometrelik parkur kenarlarında suya atıldı. Saha içinde Filistin’e destek veren sporcuların bayrak taşıması, yarışa farklı bir anlam kattı. Biraz da gerginlik ve heyecan, suyun üzerinde yankılanıyordu; deki, goncadan çıkma…
İkinci paragrafta, 6,5 km uzunluğundaki parkurun kıyısında, herkesin gözleri suya odaklanmış durumda. Yüzücüler, kanlıca vapurda Filistin bayraklarıyla dolu kalkanların gölgesinde ilerleyip, starta gitti. Yüzme sahnesi, sanki bir futbol maçının gürültüsüne benzer bir coşku içindeydi. Herkesin yüzünde bir umut ışığı vardı, ama da bir yandan da yarışın zorluğu hissediliyordu. Gözleri suya gömülmüşler, yarışı kimin kazanacağını merak ediyordu…
Üçüncü paragrafta, bazı yarışmacılar ellerinde Filistin bayraklarını taklit ederken, diğerleri start alanında bayraklarıyla devreye girdi. Bu gösteri, sadece bir destek değil, aynı zamanda bir mesaj niteliğindeydi: sporun sınırları aşan bir birliğin sembolü. Hızlıca soran kalabalık, “Ne demek bu?” diye soruyor, ama cevap sadece yüzme suyu ve bayrakların birleşimiydi. Saha, bir yandan da bir mesaj verdi: “Her birimiz, farklı kökenlerde olsak da, aynı suyun içinde yüzmekteyiz.”
Son paragrafta, yarışın sonuna doğru, yarışmacıların yüzleri yorgun ama gururlu görünüyordu. Filistin bayraklarıyla yapılan gösteri, izleyenleri derinden etkiledi. Şimdi ise gözler, gelecekteki yarışlara ve bu tür desteklerin devam edip etmeyeceğine dönüyor. Ne zaman bir başka büyük organizasyon, bu tür bir birlik mesajını yine taşıyacak? Bakalım, gelecekte ne olacak? …
Kaynak: Orijinal Haber
